Perakendeciliğin daha fazla kurumsallaşmaya başlaması ve Pazar yapısının bakkal, kasap, manav gibi küçük esnaftan büyük zincir mağazalara doğru gelişmesi beklenmektedir. Fransa benzeri yasal düzenlemeler ile bakkalların rekabet içerisinde haksızlığa uğramamalarını sağlama amacıyla büyük alanlı mağazaların şehir dışına teşvik edilmeleri muhtemel bir yaklaşım olacaktır. Nitekim, bu konu ile ilgili bir yasa Türkiye Büyük Millet Meclisinde ilgili komisyonda bulunmaktadır. Fakat bu yine de bakkal, kasap, manav gibi küçük esnafın Pazar payının azalmasını engellemeyecektir. Çünkü, kurumsallaşmış perakende firmaları indirim mağazaları formatında da gelişme yönüne gitmektedirler ve bu mağazalar da bakkallar için en etkili rakip olma yolundadır. Bu mağazalar küçük satış alanına sahip, az çeşit ( günlük temel ihtiyaç maddeleri) bulunduran, dekorasyonda lüksten kaçınan, minimum bireysel hizmetin bulunduğu (self-servis yani personel maliyetinin minimum olduğu), az sayıda marka (dolayısıyla mal veren firma) içeren karekteristiklere sahiptir.
Müşteriler ve dolayısıyla tüketim konusunda daha fazla bilgi önemli hale gelmeye başlamıştır. İlişkisel pazarlama kavramının da yaygınlaşmaya başlaması ile birlikte pazarlama uzmanları tek tek ilgilenmeye başlayacaklardır. Bu alanda Müşteri Sadakati programları geliştirilmekte ve Müşteri Sadakat Kartları çıkarılmaktadır.
İnternet üzerinden ticaretin uygulanması pek mümkün olmasa da Internetten alışveriş konusunda küçük adımlar atılmıştır. Bu konuda gelişmelerin de yakın zamanda ortaya çıkması ve yaygınlaşması beklenmektedir.
Teknoloji kullanımı özellikle bilgi-işlem teknolojisinin kullanımı büyük firmalar tarafından uygulanmaya başlamıştır. Bilgiye verilen önem artmış, bu yönde müşteri bazında detaylı alışveriş bilgilerini saklayan ve karar destek sistemi niteliğinde kullanılan veri ambarı gibi projeler hayata geçirilmeye başlanmıştır.
İnsan kaynaklarının çok önemli olmaya başladığı perakendecilik sektöründe, hızlı turnover özellikle büyük firmalar için önemli bir problem haline gelmeye başlamıştır. Tecrübeli ve eğitimli insan kaynağı çok değerli bir unsur olmaya başlamış, bu da büyük zincirler arası transferlere neden olmuştur. Bununla başa çıkmak amacıyla bazı firmalar kendi eğitim teşkilatlarını oluşturmuşlar, bu konuda farklı projeler geliştirmektedirler. Hatta Makro Süpermarketçilik Okulu açarak sektörde yetişmiş elemanın önemini bir kez daha ortaya koymuştur.
Dr.Nusret Yurter